|
MİNERALLER Mineraller suda çözülürler. Yaşamda önemli rol oynarlar. Mineral tuzlar hücrelerin osmotik basıncını sabit tutar ve su metabolizması ile asit-baz dengesi için de çok önemlidir. Enzimlerin bileşeni olarak yapı ve çalışmalarında rolleri vardır. Kas, sinir, santral sistemi uyarılmasında da etkindirler. Mineraller alındıktan sonra bir süre vücutta kalır ve işlevlerine göre çeşitli organ ve dokulara dağılırlar. Eser maddeler, günlük besinlerle miligram olarak alınan minerallerdir. Terle birlikte sodyum, magnezyum, kükürt, fosfor, çinko, demir, mangan, bakır, süt asidi, üre ve C vitamini atılır.
KALSİYUM İnsan vücudunda en çok bulunan ( %1,5-2 ) mineraldir. Vücutta fosforla birleşik durumdadır. Vücuttaki kalsiyumun %99’u fosforun %90’ı kemik ve dişlerde toplanmıştır. Kalsiyum ve fosfor proteinin yapısındaki yumuşak kısımların üzerini kaplayarak kemiklerin oluşumunu sağlar. Kalsiyum vücut sıvılarında %1 oranında bulunur. Hücrenin iç ve dışındaki sıvının dengede tutulmasını sağlar. Kanın pıhtılaşması için gereklidir. Kalsiyum Yetersizliği: Kandaki kalsiyum düzeyinin sabit tutulması ( 100cc de 10 mg ) kas ve sinir çalışmaları için gerekli olduğundan yeteri kadar alınamadığında kemikler geri çekilerek sabit düzey sağlanır. İskelet gelişimi için kalsiyumun önemli bir kısmı kemiklerdedir. Kalsiyum yeteri kadar alınmazsa kemik ve dişlerden çekileceğinden bunların gelişimi normal olmaz ve kemikler yumuşar. Sütte bulunan laktoz kalsiyumun emilimini kolaylaştırır. C vitamini ve bazı amino asitler kalsiyumun ince bağırsaklardan kana geçmesine yardım ederler. Kaynatılmış kemik, süt ve türevleri, yeşil yapraklı sebzeler, tahıllar, badem, mercimek, tahin, pekmez, portakal da bulunur. Gereksinim yetişkinlerde 500-600 mg, yaşlı ve çocuklarda 800 mg kadardır. Bir su bardağı süt veya bunun karşılığı yoğurt, peynir veya çökelek günlük ihtiyacın yarısıdır.
FOSFOR Kalsiyumla birlikte bulunur. %80-90 diş ve kemiklere bağlıdır. Hücrede enerji taşınmasına etkilidir. Enerjiden zengin maddelerin bileşiminde ( ATP-Kreatin-Fosfat ) bulunur. Fosfat tamponları asit-baz dengesi düzenlenmesinde rol oynar. Vücutta 800 gram civarında bulunur. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasını sağlayan enzimlerin parçası olarak, hücrenin çalışması için gereklidir. Buğday filizi, peynir, tavuk yumurtası sarısında bulunur. Gereksinimi kalsiyum kadardır.( 2 gram, sporcularda 5 gramdır. )
DEMİR Kanda kırmızı hücrelerin hemoglobin kısmındadır. Karaciğer, omurilik ve kaslarda da demir vardır. Vücutta ortalama 3-6 gram kadar bulunur. Vücudun her hücresi bir miktar demir içerir. Hücrelerdeki demir besin öğelerinin enerjiye dönüşmesinde görevli enzim sisteminin bir kısmıdır. Kırmızı kan hücrelerindeki demirin görevi oksijen taşımasıdır. Demir yetersizliğinin çeşitli nedenleri olabilir. Ağır antrenmanlar, kadınların her ay mensturasyon kanamaları, bağırsak parazitleri, gebe ve süt veren kadınlar, yemekle içilen çay gereksinimi artırır. Et, karaciğer, böbrek, yeşil sebze, maydanoz, buğday, yumurta, pekmez, kuru meyvelerde bulunur. Yiyeceklerdeki demirin %5-10’u ancak kana karışır. Gereksinimi yetişkin erkeklerde 10 mg, kadınlarda 20 mg, gebelikte 30-35 mg.dır. MAGNEZYUM Vücuttaki magnezyumun çoğu kalsiyum ve fosforla beraber iskeletin yapısında bulunur. Kas dokusu ve vücut sıvılarındada bulunur. Bazı besinlerin kullanılmasıyla ilgili kimyasal reaksiyonlarda katalizör işi görür. Hücrelerde çok yaygındır. Enerji veren fosfet ve bazı amino asitlerin yapısında etkili enzimlerin aktiviteleri için önemlidir. Eksikliğinde kramplar oluşur. Yeşil bitkiler,ceviz, fındık,fıstık,tahıl, kuru baklagillerde bulunur. Gereksinim günlük 0,3-0,4 gramdır.
SODYUM (SODYUM KLORÜR NaCl yemektuzu) Bildiğimiz yemek tuzudur. Hücre dışında yüksek konsantrasyonda bulunur. Organizmada elektrolit dengesini temin eder (su ve asit- baz dengesi) vücut sıvılarının uzmatik basınçlarının ayarlanmasında ,sinir ve kasların uyarılmalarında, enzimlerin aktivite edilmesinde rol oynar. Tuzun %43 ü sodyum. Yine karbonatın %30 u sodyumdur. Vücutta su metabolizmasının bozulması genellikle sodyumla ilgilidir. Alınan sodyum az olduğunda böbrekler idrarla atılan sodyumu azaltarak yetersizliği önler, fazla olduğunda ise sağlam böbrekler tuz fazlasını atar.Yetersizliği yorgunluk, adale titremesi, adale kasılması , adale krampları, sinirlilik, kusma, terleme, proteinmetabolizmasında bozukluk ve aşırı eksiklikte bayılma ve hatta ölüm olur. Fazlaalımı yüksek tansiyon , vücutta fazla tutulması Gereksinim 3-7 gram (ortalama 5 gram)
POTASYUM Adale uyarımlarını temin eder. Yüksek intraselüler konsanyrasyon elektriksel hücre gerilimini artırır. Bu çeşit enzim faaliyetleri ve kreatinnin fosforize edilmesi için önemlidir. Kalp ve kas çalışmasında etkilidir. Eksikliği kramp ve felçlere yol açar. Konsantrasyon gücü kaybolur. Kan şekerinin düşük olması potasyum kaybına neden olabilir. Potasyum beyine oksijen göndererek düşünceyi açar.
Düşmanları: Alkol,kafein,şeker ve idrar söktürücüler. Potasyumun günlük gereksinimi 1-2 gr. Sporculara 1000 kaloriye 0,8-1 gram. Tefamolarak potasyum gluconat kullanılmalıdır. Potasyum klorür tavsiye edilmez. Kakao,beyaz fasulye,domates,kurukayısı,erik,maydanoz,muz,buğday.
SELENYUM Antioksidant etkinliği gösterdiğinden kasların zayıflaması, kan hücrelerinin çabuk yıkılmasını önler. Selenyum etkinliği E vitamini etkinliğine benzer. Kalp kası zayıflığının haftada 0,5-1 mg sodyum selenitle önemli ölçüde iyileştiği gözlemlenmiştir. Fazla selenyum toksit etki gösterir. Günlük gereksinim 100-120 mikrogramdır.
ÇİNKO Protein ve nükleik asit metabolizmasında enzimlere yardımcıdır. Bu nedenle büyümede, cinsiyet organlarının gelişmesinde, hücresel bağışıklığın oluşumunda etkendir. Yetersizliğinde cücelik , cinsiyet organlarının gelişiminde gerilik, hastalıklara dirençsizlik, yaraların iyileşmesinde gecikme, deri değişiklikleri gibi belirtiler görülür. Karaciğer, etler, peynirler , balıklar ,süt, yumurta , portakal,ıspanak,salata,tereyağ,tahılda bulunur. Tahılın kepek kısmındaki fitatlar çinkonun barsaklarda emilimini önler. Aşırı demir alımı çinkonun, aşırı çinko alımı demirin kullanımını azaltır. İnsan vücudunda toplam çinko 1-2 gramdır. Gereksinim 10-15 miligramdır. Pankreas salgısı, C vitamini ullanımı insülin ve sperma yapımı için gereklidir.
İYOT Throit bezinin çalışması için gereklidir. Karbonhidrat metabolizmasını etkileyen hormonları düzenler. İyot’un throit bezindeki miktarı azaldığında basit guvatr hastalığı oluşur. İyot eksikliğinden meydana gelen guatr hastalığı bölgeseldir. Bazı bölgelerin su ve toprağında yeteri kadar iyot bulunmaya bilir. Bu bölgelerde bazen tuz iyot karıştırarak satışa sunulmaktadır.İyotlu tuz guatrı iyileştirmez fakat gelecek yıllarda oluşumunu engeller. Haşlanıp suyu atılan yiyeceklerin iyotunun %65 inin kaybolduğu belirtilmiştir. Gereksinim 0,1-0,2 miligramdır.
BAKIR Hemoglobin yapımında. Bakır içeren enzimler için ve enzimlerin aktive edilmesinde önemlidir Özellikle hücre gelişiminde gereklidir. Bakır demirin vücutta kullanılmasına yardım eder. Yetersizliğinde demir yetersizliği anemisi görülür. Vücuttaki toplam miktarı 100-150 miligram dır. Günlük gereksinim 2 mg. Et, karaciğer,çavdarunu, bakliyat, patates.
KROM Yağ ve karbonhidrat metabolizmasında rol oynar. Krom’u yetersiz saf diyet alındıgında glikozun kullanımında bozukluk, kolestrol düzeyinde artış olduğu gözlenmiştir. İnsan vücudun da milyonda 0,02-0,64 civarında krom bulunur. Doğal besinlerle dengeli beslenen insanların günlük 0,3-0,4 mg olan krom gereksinmelerini karşıladığı kabul edilir. Organ etleri,tahıllarda ve suda’da bir miktar bulunur. Tahılın kepek kısmı ve çekirdeği ayrılarak beyazlatıldığından krom büyük ölçüde kaybolur.
FLUORİD Dişin iç minesinin oluşumu için gereklidir. Kemiklerin yapısında da vardır. Su,çayve deniz ürünleri başta olmak üzere tüm yiyecek ve içeceklerde az miktarda bulunur. Gereksinim 1-1,5 mg.
MOLİBDEN Enzimlerin bileşiminde bulunur. Vücutta 20 mg. Kadardır. Gereksinim 0,2 mikrogramdır.
MANGAN Enzimlerin aktivasyonunu sağlar.Eksikliği kansızlık yapar. Bitki,ceviz ve sebzelerde bulunur. Gereksinim günde 3-9 miligramdır.
ESER MADDELER Günlük besinlerle miligram olarak alınan minerallerdir. Mineral maddelere günlük gereksinim miktarı kesin belli değildir. Hergün alınan besinlerin mineral miktarı, barsağın emme yeteneği, metabolizma koşulları ve bunların atılma hızına bağlıdır. Genelde alınmaları gereken miktar kesin olarak bilinmiyorsada verilen miktarlar çoğunlukla yeterlidir.
MİNERALLERİN TOKSİT ETKİLERİ Civa,kurşun,arsenik gibi mineraller fazla alındığında zehirlenme görülür. Diğer besin öğesi minerallerin fazlasıda zaralıdır. Civa,fabrika atıkları,tarım ilaçları ile havaya,suya,besinlere,deniz ürünlerine karışır. Metabolizmadaki enzimlerinetkisini azaltır. Kurşun,matbaa,akü,boya vb. den yiyeceklere ve doğaya karışır, vücudun sinir sistemini ve kan hücrelerini bozar.
|